İngilizce Kitap Okurken Bilinmeyen Kelimeler Nasıl Öğrenilir?
Her bilinmeyen kelimede sözlüğe bakmadan İngilizce okumayı sürdürmek, doğru kelimeleri seçmek ve öğrendiklerini kalıcı hâle getirmek için uygulanabilir bir yöntem.
Seamless English
9 dk okuma

İngilizce bir kitap açtığında bilmediğin kelimelerin altını çizmek ve her biri için sözlüğe bakmak çalışıyormuşsun gibi hissettirebilir. Fakat bu yöntem çoğu zaman hikayenin akışını bozar, okumayı yavaşlatır ve kısa sürede yorulmana neden olur. Amaç karşına çıkan bütün kelimeleri toplamak değil; metni anlamana ve İngilizceyi kullanmana gerçekten yardımcı olacak kelimeleri seçmektir. Aşağıdaki yöntem, okuma keyfini kaybetmeden kelime dağarcığını geliştirmeni sağlar.
Her bilinmeyen kelimeyi öğrenmek gerekir mi?
Hayır. Ana dilinde okurken bile her kelimeyi aynı sıklıkta kullanmazsın. İngilizce bir metindeki bazı kelimeler yalnızca belirli bir nesneyi, eski bir mesleği veya hikayeye özgü küçük bir ayrıntıyı anlatabilir. Bu kelimeler olayları anlamanı engellemiyorsa okumaya devam edebilirsin.
Önceliğin sık tekrar eden, bir karakterin davranışını açıklayan veya olay örgüsünü anlamak için gerekli olan kelimeler olmalı. Bir kelimeyi atladığında paragrafın genel anlamı hâlâ açıksa o kelime muhtemelen o anda çalışmaya değmez.
Hedef, bir sayfayı eksiksiz çevirmek değil; hikayeyi takip ederken kullanışlı İngilizce toplamaktır.
Önce üç soruluk hızlı kontrolü uygula
Bilmediğin bir kelimeyle karşılaştığında hemen sözlüğü açmak yerine kendine üç kısa soru sor. Bu kontrol birkaç saniye sürer ve gereksiz sözlük kullanımını büyük ölçüde azaltır.
- Bu kelimeyi bilmeden cümlenin ana fikrini anlayabiliyor muyum?
- Kelime aynı bölümde tekrar ediyor mu?
- Bu kelimeyi konuşurken veya yazarken kullanma ihtimalim var mı?
İlk soruya evet, diğer iki soruya hayır cevabı veriyorsan kelimeyi atlayıp okumaya devam et.
Kelimenin anlamını bağlamdan tahmin et
Bağlamdan tahmin etmek rastgele bir anlam uydurmak değildir. Cümlenin konusu, kelimenin cümledeki görevi ve çevresindeki ipuçları olası anlamı daraltır. Önce kelimenin isim, fiil, sıfat veya zarf olduğunu belirlemeye çalış. Ardından cümlenin olumlu mu olumsuz mu bir durum anlattığına bak.
Örneğin “Maya hesitated before opening the door” cümlesinde hesitate kelimesini bilmiyor olabilirsin. Fakat kapıyı açmadan önce yapılan bir eylem olduğunu görürsün. Hikayede karakter gerginse kelimenin duraksamak veya tereddüt etmek anlamına gelebileceğini tahmin edebilirsin.
- Önceki ve sonraki cümleyi birlikte oku.
- But, because, although ve therefore gibi bağlaçlara dikkat et.
- Karakterin hareketini ve duygusunu takip et.
- Tahminini tek bir Türkçe karşılığa değil, genel anlama dayandır.
Sözlüğe ne zaman bakmalısın?
Kelime olayın yönünü değiştiriyorsa, birkaç kez tekrar ediyorsa veya bağlamdan yaptığın tahmin belirsiz kalıyorsa sözlüğe bak. Sözlük kullanmak yanlış değildir; sorun, sözlüğün okumanın önüne geçmesidir.
Mümkünse önce İngilizce tanımı ve örnek cümleyi incele. Seviye nedeniyle tanım da anlaşılmıyorsa Türkçe karşılığını kontrol et. Ardından kitaptaki cümleye geri dönerek anlamın bağlama uyup uymadığını doğrula. Bir kelimenin ilk sözlük karşılığı her cümlede doğru olmayabilir.
Sözlüğü karar vermek için kullan; okuduğun her satırı Türkçeye dönüştürmek için değil.
Kelime yerine kalıp kaydet
Tek bir kelimeyi listeye yazmak, o kelimeyi nasıl kullanacağını göstermeyebilir. Kelimenin çevresindeki iki veya üç sözcüğü de kaydetmek daha değerlidir. Böylece edatları, doğal eşleşmeleri ve cümle yapısını birlikte öğrenirsin.
Örneğin yalnızca decision yazmak yerine make a decision, difficult decision veya regret a decision ifadelerini kaydedebilirsin. Hikayedeki özgün cümleyi de eklediğinde kelimenin kim tarafından, hangi durumda ve hangi anlamda kullanıldığını hatırlaman kolaylaşır.
- Kelime veya kısa kalıp
- Metindeki özgün cümle
- Kendi hayatınla ilgili yeni bir örnek
Bir bölümde en fazla beş kelime seç
Uzun bir kelime listesi hazırlamak üretken görünebilir, fakat yirmi yeni kelimenin tamamını kalıcı olarak öğrenmek zordur. Her bölümden en fazla üç ila beş kullanışlı kelime veya kalıp seçmek daha gerçekçi bir hedeftir.
Seçim yaparken tekrar sıklığını, günlük hayatta kullanılabilirliği ve kelimenin mevcut seviyene uygunluğunu düşün. Daha önce gördüğün fakat sürekli unuttuğun bir kelime, ilk kez karşılaştığın nadir bir kelimeden daha yüksek önceliğe sahip olabilir.
Notlarına bakmadan hatırlamaya çalış
Kelime listesini tekrar tekrar okumak tanıdıklık hissi oluşturur; ancak bu, kelimeyi gerçekten hatırladığın anlamına gelmez. Notunu kapatıp kelimenin anlamını, kalıbını veya örnek cümlesini hatırlamaya çalışmak daha etkili bir tekrar yöntemidir.
Aynı gün kısa bir kontrol yap, iki veya üç gün sonra kelimelerle yeni cümleler kur ve bir hafta sonra hikayenin ilgili bölümüne tekrar dön. Hatırlayamadığın kelimeleri yeniden çalış; kolayca kullandıklarını listeden çıkar.
- Kelimeyi görüp anlamını söyle.
- Anlamı görüp İngilizce kelimeyi hatırla.
- Kalıbı kullanarak kendinle ilgili bir cümle kur.
- Kelimeyi hikayede geçtiği bağlamla ilişkilendir.
20 dakikalık okuma ve kelime rutini
Kelime çalışmasının bütün okuma süresini kaplamaması için çalışmanı küçük aşamalara ayırabilirsin. İlk turda akışı koru, ikinci turda yalnızca önemli kelimelere dön ve son birkaç dakikada aktif tekrar yap.
- İlk 10 dakika: Durmadan oku ve yalnızca önemli görünen kelimeleri işaretle.
- Sonraki 5 dakika: İşaretlediğin kelimelerden en fazla beşini seçip kontrol et.
- Son 5 dakika: Seçtiğin kalıplarla kısa cümleler kur ve bölümü bir cümleyle özetle.
Bu rutin sayesinde hem kitapta ilerlersin hem de her okuma oturumundan yönetilebilir miktarda yeni dil çıkarırsın.
Kaç kelime bilmeden okumaya devam edebilirsin?
Bir sayfadaki bilinmeyen kelimeler ana fikri anlamanı sürekli engelliyorsa sorun çalışma yönteminden çok kitabın seviyesi olabilir. Her cümlede sözlüğe ihtiyaç duyuyorsan daha kolay bir hikayeye geçmek, öğrenmeyi geriye götürmez; aksine akıcı okuma alışkanlığı kazandırır.
Doğru seviyedeki bir kitapta bazı ayrıntıları kaçırabilirsin fakat karakterleri, temel problemi ve olayların sırasını takip edebilirsin. Zamanla aynı seviyedeki metinlerde daha az kelime işaretlediğini fark etmen gerçek ilerlemenin güçlü bir göstergesidir.
Sonuç: Daha az kelime seç, daha çok kullan
İngilizce kitap okurken başarılı kelime çalışması, en uzun listeyi hazırlamak değildir. Akışı bozmadan okumak, bağlamdan tahmin etmek, gerekli olduğunda sözlüğe bakmak ve birkaç kullanışlı kalıbı aktif biçimde tekrar etmek daha kalıcı sonuç verir.
Bir sonraki hikayende her bilinmeyen kelimenin altını çizmek yerine yalnızca gerçekten işine yarayacak beş ifadeyi seç. Onları kendi cümlelerinde kullanabildiğinde, okuma sırasında karşılaştığın dili pasif bilgiden aktif İngilizceye dönüştürmüş olursun.





